anıtkabir

Geçenlerde bir hafta süren ufak bir tatil yaptım. Dönüşte bir gece Ankara’da kaldım. Şimdi Ankara’ya gidip de Anıtkabiri gezmeden olmaz. Neyse erkenden kalktık sora sora Bağdat bulunur derler ya biz de Anıtkabir’i bulduk. Benim hayalimdeki Anıtkabir -televizyonda falan görürürüz ya- mozole ve tören sahası diye bir yer bilirdim. Ancak hayalllerim daha girişte yıkıldı =) İyiki de yıkılmış. Neyse uzatmayalım. Arabayı girişte sağ çektik çünkü durdurular. Güvenlik görevlisi yanımıza geldi. Gözüne bir gözlük taktı ve elinde bir cihazla arabayı taradı. O an kendimi Matrix filminde gibi hissetim. Üstün bir güvenlik var. Aslında şaşırmamak lazımdı. Orada Atam yatıyordu.

DSCF0637

İlerledik. Karşımda upuzun bir yol vardı. Yolun sonunda da uzun bir Türk bayrağı. Bir kapıdan içeri girdik ve tüylerim o an diken diken oldu. Kocaman bir yer orası. Önce dokunmatik bilgisyarlar çıktı karşıma. Atatürk hakkında bilgilere ulaşabiliyordunuz. Sonra bir kapıdan daha geçtim. Orda ürünler satılıyordu. Kitap,VCD,anahtarlık vb. Bir tane alsam mı diye düşündüm, nedense sonradan vazgeçtim. Keşke alsaydım =)

Oradan da çıktık ve sütunların arasından biraz daha yürüdük. En can alıcı yere gelmiştik. Savaş panaromaları vardı duvarların yanında. Top, tüfek sesleri. Etrafta mermiler, ölü askerler…Tabi bunlar küçük bir alandaydı -duvar hizasında dar ve uzun- ancak insanı etkilemeye yetiyordu. Savaşın içindeydiniz adeta. Tüylerim tekrar dikildi. Müthişti.. Böyle birkaç panaroma var. Çanakkale Savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi…

Sonra Atatürk’ün arabalarının olduğu bir yere girdik. Atatürk’ün bindiği araçlar, yatlar ….

DSCF0613

Valla resim çekme diye birşey demediler ben de aldım bir kare =)

Daha gezilecek çok yer var. Anlat anlat bitmez zaten. Haa, birde nöbet tutan askerleri var oranın. Hiç kımıldamıyorlar. Çıkışta yer değiştirirlerken yakaladım. Onları de çektim hemen =)

DSCF0642

Burayı gezmeden ölmeyin…

Selametle.