Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim
Netteki Yeni Hanemiz

‘En’ Etiket için Arşiv

Toshiba’nın En Yeni Tasarım Şaheseri :Satellite U500

Toshiba’nın en yeni ultra taşınabilir tasarım şaheseri: Satellite U500.13,3″ Satellite dizüstü bilgisayar kullanıcılarına ultra taşınabilirlik özelliği ve tam bir performans sunar
Neuss, Almanya, 9 Haziran 2009 – Toshiba Bilgisayar Sistemleri Bölümü bugün, yenilenen Satellite dizüstü bilgisayar yelpazesine ultra taşınabilirlik katarak 13,3’’ dizüstü bilgisayarı olan yeni Satellite U500′ü tanıttı. Kompakt, ince ve hafif Satellite U500, göz kamaştıran şık 3 boyutlu dokuya sahip Lüks Kahverengi tasarımıyla Toshiba’nın dizüstü bilgisayar ürün sınıfında başka bir kalite göstergesi daha oluşturmuştur. Satellite U500, 2009 yılının yaz ayları boyunca Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da piyasada olacak.

 

TNB A.Ş. Genel müdürü Aytaç Biter yaptığı açıklamada “Ultra taşınabilir Satellite U500′e kişisel bir dokunuş katan göze çarpan bir tasarım yarattık, bunun müşterilerimiz için değerini biliyoruz” diyor. “Satellite U500 ile müşterilerimize oldukça etkileyici bir fiyata tam donanımlı ve ultra taşınabilir bir dizüstü bilgisayar sunuyoruz.”

Başka bir Toshiba tasarım bildirimi

Satellite U500 büyük bir etki yaratmak için gerekli olan her şeye sahip: Şık Lüks Kahverengi tasarım, yalnızca kasayla sınırlı kalmayıp içeri doğru devam eden dokulu kaplamayla gerçek bir dokunma deneyimi sunar. Müşterilerimize daha fazla seçenek sunmak amacıyla Satellite U500 için iki farklı tasarım piyasaya sürülecek: biri şık krom çerçeve ayrıntılarına ve ayrıca isteğe bağlı olarak aydınlatılabilen bir klavyeye sahiptir. Diğeri ise gümüş renkli çerçevelere sahip daha uygun fiyatlı bir tasarımdır, aydınlatmalı klavyesi yoktur.

Satellite U500 – tam performans, ultra taşınabilirlik

Tam donanımlı, yüksek performanslı bir dizüstü bilgisayar olmasına rağmen Satellite U500, tarz sahibi tasarımından kompakt ve hafif olması faktörüne kadar her yönüyle taşınabilirlik özelliği göz önünde tutularak üretilmiştir. 2,15 kg’den başlayan ağırlığıyla, 317 mm x 230,6 mm temel ölçüleriyle, önden 29,5 mm yükseklik ve arkadan 38,2 mm yüksekliğiyle Satellite U500 yüksek hareketliliği garanti eder. Uzun pil ömrü sayesinde kullanıcıların çalışırken ve oyun oynarken AC elektrik prizlerine bağlı kalmamalarını sağlar. Satellite U500′ün entegre 3 boyutlu darbe sensörü, düşme veya darbe alma durumunda verileri korumak için yazma başlığını bir anda kaldırır.

Kullanılabilirlikten ödün vermeden

Satellite U500 oldukça kompakt bir tasarıma sahip olsa da, Toshiba kullanılabilirlikten ödün vermemiştir. Çoklu Dokunmatik Kontrole Sahip Dokunmatik Yüzey, kaydırmayı ve sıkça kullanılan diğer çalışma işlevlerini kolaylaştırır. Toshiba ConfigFree™ ağ yapılandırmasını ve çevrimiçi erişimi kolaylaştırırken, PC Health Monitor sıcaklık ve pil durumu gibi dizüstü bilgisayarın performansı açısından önemli olan bileşenlere hızlı bir bakış sunar. Yazılım ayrıca kullanıcıyı arıza öncesi belirli bir grafiksel kullanıcı arabirimi aracılığıyla uyarma işlevine sahiptir. Sekiz hassas düğme, ses/video işlevlerine ve ayrıca Toshiba Eco yardımcı programına doğrudan erişim sağlar, böylece enerji tüketiminin azaltılması kolay ve gözle görülür hale gelir.

İş için doğru güç

13,3″ WXGA Toshiba TruBrite® ekran 16:10 en/boy oranına, 1.280 x 800 piksel çözünürlüğe ve 250 cd/m² parlaklığa sahiptir. Satellite U500 en fazla Core 2 Duo olmak üzere Intel CPU’larla çalışır ve 8 GB’ye kadar DDR bellek sağlar. Sabit disk sürücüsü 500 GB’ye kadar kapasiteye sahiptir. Daha da önemlisi Satellite U500 gelişmiş grafik performansı için en fazla 512MB DDR3 VRAM ATI Mobility Radeon™ HD 4570 GPU sunar.

Dizüstü bilgisayar diğer aygıtlara bağlantı için çeşitli arabirimler sunar: Bluetooth® 2.1 ve EDR, 5′i bir arada Bridge Media yuvası, HDMI (Yüksek Çözünürlüklü Multimedya Arabirimi), iki USB 2.0 bağlantı noktası ve kullanıcıların dizüstü bilgisayar kapalı konumda olsa bile cihazları USB aracılığıyla şarj edebilmesini sağlayan kapalı konumda şarjı destekleyen ek bir eSATA/USB kombo bağlantı noktası. Şık bir yuva yükleme seçeneğine sahip olan DVD Super Multi (Çift Katmanlı) sürücü de mevcuttur. Satellite U500, parola korumalı uygulamalarda oturum açmayı hızlandırmak için dahili bir VGA web kamerası sunar ve Toshiba Yüz Tanıma yazılımını destekler. Satellite U500 çevrimiçi erişim için entegre kablosuz LAN ve Gigabit LAN özelliklerine sahiptir.

Sorumluluk sahibi global kurumsal bir yurttaş olarak Toshiba, tüm dizüstü bilgisayarların RoHS-uyumlu olduğunu garanti eder ve kurşun, cıva ve tehlikeli diğer maddelerin kullanımını sınırlandırarak çevre üzerindeki etkisini önemli ölçüde azaltır. Ek olarak Toshiba Eco yardımcı programı 2 ve PC Health Monitor güç tüketiminin azaltılmasına yardımcı olur. Yeni Toshiba Satellite U500, ENERGY STAR® 5.0 standardına hazırdır (sertifika işlemleri devam etmektedir).

1. Hareket destekli (çoklu dokunmatik) Dokunmatik Yüzey, geleneksel kaydırma fonksiyonuna ve düğmelere yenilikçi bir alternatif sunmaktadır. Yakınlaştırma ve uzaklaştırma için çimdik hareketi, kaydırma için Dairesel Kaydırma, yumuşak, hızlı, iztopuna benzer imleç hareketi için eylemsizlik hareketi özelliklerine sahiptir.
2. Eco yardımcı programı sayesinde kullanıcı basit ve rahat bir şekilde Ekonomik Güç Planı’nda çalışabilir. Sistem, Ekonomik mod açıkken Ekonomik mod parametresine göre; Ekonomik mod kapalıyken de güç planına göre çalışır. Kullanıcı, Eco yardımcı programı Grafiksel Kullanıcı Arabirimini (GUI) açarak gerçek zamanlı sistem güç tüketimini görüp Ekonomik Güç Planı ile önceki Güç Planı arasındaki farkı hissedebilir.
3. Yerel şartnamelere bağlı olarak yapılandırma

Yorum yapın

En saçma gelenekler

En saçma gelenekler

Her dinin ve yörenin kendine ait gelenek ve görenekleri vardır. Ancak bazıları çok saçmadır ya da ürkütücüdür. Listemizde bebekleri sağlıklı yaşamaları için bir evin çatısından atmak ve selamlaşmak için tükürme geleneği gibi garip gelenekleri bulabileceksiniz.

1. Ölüyü yemek
Hinduizm’in Aghoris mezhebine inanıp Shiva’ya tapanlar onu en büyük tanrı olarak görürler Shiva’nın herşeyi yarattığına inandıkları için ne cinsellik ne alkol ne de uyuşturucu onlar için tabu değildir ve herşeyi yaparlar. Ancak geleneklerini tuhaf kılan şey ise aynı zamanda yamyam olmaları ve tapınaklarının ölüleri yakma yeri olması.Bir Aghori ölü yakma yerinde yaşar ve hayatını orada devam ettirebilir. Orada ölen kişinin giysilerini, yakmak için odun bulabilir ve nehirden kendine yemek çıkartabilir. Bir insan öldüğü zaman Aghori kendini yakılan cesedin külleriyle kaplar ve ölü için meditasyon yapar.Ancak Aghori hayatının en şok edici tarafı ise yamyamlıklarıdır. Bir Aghori nehirde bulduğu ölü bedenleri toplar, uzuvlarını gövdesinden ayırır ve çiğ olarak yer.

_________________________________________________________

2. Bebek savurma
Hindistan’ın Maharashtra bölgesindeki Solapur’da her sene ebeveynler toplanarak bebeklerini 15 metrelik bir apartmanın çatısından aşağı atar. Bebekler diğer köylüler tarafından gerilen bir çarşafa düşer. Ebeveynler bunu yaparak bebeklerinin sağlıklı uzun bir ömür geçireceklerine inanır.
Çoğunlukla müslümanlar tarafından yapılır ancak bazı Hintli ailelerde bu olaya katılır.

______________________________________________________

3. Erkekliğe geçiş
Brezilya’nın Amazon bölgesinde yaşayan Satere-Mawe insanları, erkek çocukları için acı verici bir geleneğe sahiptir. Bir ‘erkek’ olmak için erkek çocuk elini içinde bir sürü kurşun karıncasının bulunduğu dokuma eldivene sokmak ve elini tam olarak on dakika boyunca orada tutmak zorundadır. Bu karıncanın sokması anında verdiği acı doğadaki en acı verici ısırıklardan birisidir. Erkekliğe geçme yaşına gelen çocuk bunu yirmi kere belli bir süre boyunca tekrarlar.

__________________________________

4. Muharrem ayı yası
Hz. Muhammet’in büyük oğlu Hüseyin İbn-i Ali’yinin ölümü anısına Şii’ler caddelere çıkarak kendilerini özel olarak tasarlanmış ve üzerinde bıçaklar ya da jiletler bulunan zincilerle kamçılarlar.Bazı gruplar ise başlarına bıçaklarla çizerler. Çocuklar da bu anmaya aileleri tarafından zorla katılır. Bu olay çoğunlukla Bahreyn, Pakistan, Hindistan ve Irak’ta olur.

______________________________

5. Sallanan tabutlar

Filipinler Sagada’da bulunan kireç taşlarından oluşmuş mağaralar, bölgenin ölülerinin evleri olarak kabul ediliyor. Bir çok insan mağaralara gömülürken, uzun zamandır süre gelen bir geleneğe göre, tabutlar da ölünün gömüldüğü mağaranın dışına asılıyor.

_________________________________

6. Yanamamö Külünü Yemek
Yanamamö, Venezüela ve Brezilya’da bulunan büyük bir kabiledir. Hiç bir şekilde modern hayat onlara ulaşmamıştır ve halen eski geleneklerini korumaktadırlar. Onlardan birisi de ölülerin küllerini ve kemiklerini Yanamamö dini gelenekleri ölü bedenin hiç bir parçasının kalmamasını emredir. Bu nedenden dolayı bir Yanamamö öldüğünde cansız bedeni yakılır ve kemikleri kırılır. Artıklar aile arasında paylaşılır ve yenilir. Bedenin hiçbir parçasının kalmaması gerektiğinden külleri barındıran küp de yok edilir.

_____________________________________

7. Ölüyü beslemek
Vatikan ve antik Roma mezarlıklarında yakın zamanda yapılan kazılarda uzun zamandır unutulan bir gelenek ortaya çıkarıldı: Romanlar, ölüleriyle beraber yemek yer ve hatta onları beslerlerdi. Mezarların bir çoğunda, kabrin dışından ölünün vücuduna uzanan bir boru bulunuyor. Bu boru sayesinde ölüye şarap, bal ve diğer yiyecekler iletiliyordu. Roman mezarlarındaki borulara benzer cisimler ayrıca İngiltere’de de ortaya çıtkı. Antik Romanlar sık sık ölülerinin mezarının yanında piknik yaparlardı çünkü ölen kişinin de onlarla beraber beslendiğine inanırlardı.

________________________________

8. Namai Tükürüğü
Kenya ve Tanzanya’da bulunan etnik bir Afrikalı gruba ait olan bu gelenekte arkadaşlar birbirlerini garip bir şekilde selamlıyor: tükürerek.
Yeni bir bebek doğduğunda Masai erkekleri onun üzerine tükürerek, kötü ruhların ona yaklaşmasını önlüyorlar. Yaşlı kişileri selmalarken, bir Masai savaşçısı, yaşlı kişiye sıkması için elini uzatmadan önce avcuna tükürür. Bu, bir saygı işaretidir.

___________________________________

9. Ölüyle beraber yaşamak
Güney Sulawesi, Endonezya’da yaşayan Torajan adlı etnik grup için cenaze töreni hayatın oldukça önemli parçalarından birisidir ve bir ailenin tören için gerekli parayı biriktirmesi zaman alabilir. Aylar süren bu zaman diliminde ailenin ölü üyesinin bedeni giysilere sarılarak evin altında bir yerde saklanır. Torajanlar ölen ruhun, cenaze gerçekleşene kadar onlarla yaşadığına inanır. Ölen kişi gömülmeye hazır hale geldiğinde tabutu genellikle bir mağaranın içine yerleştirilir ve ölen kişinin heykeli mağaranın girişinde dışarı bakar şekilde yerleştirilir.

___________________________________

10. İyomante ayini
Japonya ve Rusya’nın çeşitli yerlerindeki yerel kabileler, Ainular bir zamanlar etnik azınlığı animist (canlıcılık) dini kökleriyle etkilemişlerdi. Doğaya tapmaları nedeniyle, insanlığı kutsaması için ayıları öldürme geneleği geliştirmişlerdi. Bu ayinde, mağarasında kış uykusuna yatmış bir anne ayı seçiliyordu. Yavruları ise iki sene boyunca bir kafeste tutuluyordu ve bu sürenin sonunda dindarlıklarını göstermek için ‘dini geleneklerine uygun bir şekilde’ vahşice katlediliyordu. Köylüler ayıyı kestikten sonra onun kanını içiyor ve etini yiyordu. Öldürülen ayının kafatası ters bir şekilde kendi derisine sarılarak bir mızrağın tepesine saplanıyordu. Mızrak anlamlı bir yere saplanıyor ve ona tapılıyordu. Ainular ayıların tanrı olduğuna ve onların insanların arasında yürüdüğüne inanıyor. Japonya’da bu ayin yasaklanmış olsa da bazı yerlerde devam ediyor.

Yorum yapın

Sayfa 3 - 3123